En Güzel Hikayeler En Güzel Masal & Hikayeler Hepsi Tek Bir Sayfada

Çocuklar İçin Eğitici Masal Mert Kar Tanesi ve Kırmızı Balon

  • Masallar
  • Eklenme Tarihi: 22 Aralık 2025
  • Güncelleme Tarihi: 22 Aralık 2025
Çocuklara İyilik ve Dürüstlük Masalı Güneşköy’de Cesur Mert
Çocuklara İyilik ve Dürüstlük Masalı Güneşköy’de Cesur Mert - Masal Oku - Hikaye Oku

Bir varmış, bir yokmuş… Uçsuz bucaksız, yemyeşil ormanların, rengârenk çiçeklerin ve gökyüzüne kadar uzanan dağların bulunduğu uzak bir ülkede, Güneşköy adında minicik ama çok neşeli bir köy varmış. Bu köyde, annesi ve babasıyla birlikte yaşayan, adı Mert olan cesur mu cesur, ama bazen de biraz çekingen bir çocuk yaşarmış. Mert altı yaşındaymış koşmayı, ağaçlara tırmanmayı, en çok da masal dinlemeyi çok severmiş.
Mert’in en iyi arkadaşı ise pamuk gibi beyaz tüylere sahip, kuyruğu sürekli sallanan küçük bir köpekmiş. Adı Kar tanesi olan bu köpek, Mert nereye gitse peşinden ayrılmaz, gece olunca da yatağının yanına kıvrılıp uyurmuş.
Güneşköy’ün en sevilen kişisi, köyün ortasındaki büyük çınar ağacının altında oturan, çocuklara masallar anlatan yaşlı bir dede varmış. Herkes ona “Masal Dede” dermiş. Masal Dede yıllar önce çok uzak yerlere gitmiş, pek çok macera yaşamış. Sonra da Güneşköy’e dönmüş ve öğrendiği her güzel şeyi çocuklara anlatmayı kendine görev bilmiş.
Bir sabah, Mert uyanmış, pencereden dışarı bakmış. Güneş pırıl pırıl parlıyor, kuşlar cıvıl cıvıl ötüyormuş. İçinde garip bir heyecan varmış. Sanki bugün özel bir gün olacakmış gibi hissediyormuş. Annesi kahvaltı hazırlarken, Mert yanına koşmuş.
“Anne, bugün Masal Dede’nin yanına gidebilir miyim?” diye sormuş.
Annesi gülümsemiş:
“Elbette gidebilirsin. Ama unutma, baban sana dün yardım istemişti. Ormana gidip onun için odun toplaman gerekiyor. Önce görevin, sonra masal” demiş.

Mert hafifçe içini çekmiş, çünkü bazen oyun oynamak ve masal dinlemek, görev yapmaktan daha cazip geliyormuş. Ama babasına söz verdiğini hatırlamış. Kar tanesi de havlayarak sevinçle zıplamış. Mert, “Tamam anne, önce odunları toplayacağım” demiş.
Mert ile Kar tanesi, sepetlerini alıp ormanın yolunu tutmuşlar. Orman, her zamanki gibi mis gibi ağaç kokuyor, yaprakların arasından süzülen ışıklar yerde dans ediyormuş. Mert dalların arasından ilerlerken, birden ince bir ağlama sesi duymuş. Kulak kabartmış. Ses, yakındaki çalılığın içinden geliyormuş.
Kar tanesi havlayarak çalılığa doğru koşmuş. Mert hemen peşinden gitmiş ve çalıları aralayınca, küçük, yaralı bir kuş görmüş. Kuşun kanadı incinmiş, uçamıyormuş.
“Canın çok yanıyor mu, küçük kuş?” diye fısıldamış Mert.
Kuş hafifçe cıvıldamış, gözleri korkuyla açılıp kapanıyormuş. Mert’in içi sızlamış. Sepetini yere bırakmış, dikkatlice kuşu avuçlarının içine almış.
“Merak etme, sana yardım edeceğim” demiş.
Kuşu, köyün biraz ilerisinde yaşayan, bitkilerden ilaç yapmayı bilen Ayşe Teyze’ye götürmüş. Ayşe Teyze, kuşun kanadına güzel kokulu bitkilerden hazırladığı merhemi sürmüş, yumuşak bir bezle sarmış.

Çocuklara İyilik ve Dürüstlük Masalı Güneşköy’de Cesur Mert - 3

“Bu çok iyi kalpli bir davranıştı, Mert” demiş Ayşe Teyze. “İyilik yapmak, dünyanın en güzel işidir. Unutma, iyilik yapan, her zaman iyilikle karşılaşır.”
Mert, içinin ısındığını hissetmiş. Kar tanesi de sanki bunu anlamış gibi Mert’in elini yalayıp sevinçle havlamış. Mert, teşekkür ederek yola devam etmiş. Ama fark etmiş ki, babasının istediği kadar çok odun toplayamamış. Sepeti hâlâ yarı yarıyaymış.
“Eyvah” demiş kendi kendine. “Eve dönünce babam soracak ve ben ona sözümü tutamadığımı söylemek zorunda kalacağım.”
Bunun üzerine, içinden küçük bir ses şöyle fısıldamış:
“Ya yalan söylesen? Mesela, ‘Ormanda hiç kuru odun yoktu’ desen? Böylece kimse sana kızmaz.”
Mert bir an durmuş. Kalbi hızlı hızlı atmış. Yalan söylemek, ona kolay bir yol gibi görünmüş. Ama sonra Masal Dede’nin bir gün anlattığı masalı hatırlamış. O masalda, küçük bir çocuk, sürekli yalan söylediği için kimsenin ona inanmadığını ve başı derde girdiğinde tek başına kaldığını hatırlamış.
“Yalan söylemek… İyi bir fikir değil” demiş kendi kendine. “Babam kızsa bile, doğruyu söylemek daha iyi.”

Çocuklara İyilik ve Dürüstlük Masalı Güneşköy’de Cesur Mert - 4

Bu kararı verince, içi biraz rahatlamış. Sepetine sığdığı kadar odun toplayıp eve dönmüş. Babası kapıda onu görünce gülümsemiş ama sepete bakınca kaşları hafifçe çatılmış.
“Mert, oğlum, sepette beklediğim kadar odun yok. Ne oldu?” diye sormuş.
Mert derin bir nefes almış. “Baba, ormanda küçük, yaralı bir kuş buldum” demiş. “Onu Ayşe Teyze’ye götürdüm. İyileşmesi için yardım ettik. Bu yüzden çok fazla odun toplayamadım.”
Bir an sessizlik olmuş. Mert’in kalbi tekrar hızla atmaya başlamış. Babası, Mert’in gözlerinin içine bakmış. Sonra yüzüne yumuşak bir gülümseme yerleşmiş.
“Demek öyle” demiş. “Yardım etmek için işini bıraktın, ama bana yalan söylemedin. Benim için odun kadar, hatta daha önemli olan bir şey var: dürüst olman. Doğruyu söylediğin için seninle gurur duyuyorum.”
Mert’in içi sevinçle dolmuş. Babası devam etmiş:
“Akşam birlikte ormana gider, kalan odunları beraber toplarız. Hem sen, hem de ben yorulmamış oluruz.”

Mert babasına sarılmış. Dürüst olmanın, insanı nasıl hafiflettiğini, içini nasıl tertemiz yaptığını hissetmiş.
O günün öğleden sonrasında, Mert ve Kar tanesi, Masal Dede’nin yanına gitmişler. Çınar ağacının gölgesinde oturan Masal Dede, çocuklarla çevriliymiş. Mert biraz çekingen ama heyecanlıymış. Masal Dede onu görünce:
“Hoş geldin Mert” demiş. “Bugün gözlerin her zamankinden daha parlak. Belli ki bir şeyler olmuş.”
Mert, olup bitenleri anlatınca, Masal Dede sakalını sıvazlayıp başını sallamış.
“İyilik yapmış ve doğruyu söylemişsin. Şimdi sana cesur olmakla ilgili bir şey anlatacağım, ama önce bilmeni isterim: Gerçek cesaret, sadece korkmadan ejderhayla savaşmak değildir. Bazen en büyük cesaret, yanlış bir şey yapmamak, yalan söylememek, kimse bakmıyorken bile iyi kalmaktır” demiş.
Tam o sırada, köy meydanında bir telaş başlamış. İnsanlar etrafa bakınıyor, bir şeyler sorup duruyorlarmış. Köyün en neşeli kızı Elif, ağlamaklı bir sesle bağırıyormuş:
“Anneee, benim kırmızı balonum kayboldu!”

Çocuklara İyilik ve Dürüstlük Masalı Güneşköy’de Cesur Mert - 6

Elif’in kırmızı balonu köyün en sevilen oyuncağıymış. Uçmasın diye ipini sıkıca bağlarmış. Ama şimdi balon ortalıkta yokmuş. Herkes yerde, ağaç dallarında, çalıların arasında balonu ararken, Mert’in gözü, biraz ilerideki taşın arkasında birşeyin parladığını fark etmiş. Koşup bakmış ki, işte orada, Elif’in kırmızı balonu! İpi bir dala takılmış, balon hafifçe sallanıyormuş.
O sırada, Mert’in yanında diğer çocuklardan biri, adı Ali olan çocuk belirmiş. Ali, bazen biraz yaramazlıklar yaparmış. Balonu görünce gözleri parlamış.
“Şansa bak! Bunu saklayalım mı?” demiş Ali. “Sonra da Elif’e, ‘Görmedik’ deriz. Hem balon bizim olur.”
Mert bir an şaşırmış. Balonu saklamak, hiç doğru gelmemiş. İçindeki küçük ses yine konuşmaya başlamış:
“Şimdi ne yapacaksın Mert? Balonu saklarsan kimse bilmez. Ama Elif üzülür. Hem bu da bir çeşit yalan sayılmaz mı?”
Mert, kalbinin içinde bir yerin ısındığını, ama aynı anda da sıkıştığını hissetmiş. Derin bir nefes almış, Masal Dede’nin sözlerini aklına getirmiş: “Gerçek cesaret, kimse bakmazken de iyi kalabilmektir.”

“Hayır Ali” demiş kararlı bir sesle. “Balon Elif’in. Onu ona geri vereceğiz. Saklamak hem hırsızlık, hem de yalan olur. Bu doğru değil.”
Ali biraz surat asmış: “Ama… ama…” diye mırıldanmış. Mert balonu eline almış, Kar tanesi de neşeyle havlamış. Sonra hep birlikte Elif’e doğru koşmuşlar.
“Elif!” diye seslenmiş Mert. “Kırmızı balonunu bulduk!”
Elif’in gözleri parlamış. “Gerçekten mi?” diye sevinçle bağırmış. Mert balonu uzatınca, Elif koşup ona sarılmış.
“Teşekkür ederim Mert, çok ama çok teşekkür ederim!” demiş.
Meydandaki herkes gülümsemiş. Elif’in annesi, Mert’in başını okşamış:

Çocuklara İyilik ve Dürüstlük Masalı Güneşköy’de Cesur Mert - 8

“Sen çok iyi kalpli bir çocuksun. İyilik yaptın, doğru davrandın” demiş.
Ali ise başını eğmiş, biraz utangaç görünüyormuş. Masal Dede yanına gidip ona yumuşak bir sesle:
“Hepimiz bazen yanlış bir şey yapmak isteriz, Ali” demiş. “Önemli olan, o anda ‘doğruyu’ seçebilmek. Mert’in yaptığı gibi. Sen de bir dahaki sefere, doğru olanı seçebilirsin.”
Ali kafasını kaldırmış, Mert’e bakmış:
“Özür dilerim” demiş. “Balonu saklamak istemem yanlışmış. Bundan sonra ben de senin gibi dürüst ve iyi olmaya çalışacağım.”
Mert gülümsemiş. “Birlikte deneriz” demiş. Kar tanesi, ikisinin de etrafında sevinçle dönmüş, sanki “Aferin size!” der gibi havlamış.

Akşam olduğunda, gökyüzü turuncu, pembe ve mor renklere bürünmüş. Mert, annesi ve babasıyla evin önünde oturmuş, başının üzerinde uçan kuşları seyrediyormuş. Birden, ormanda yaralı bulduğu küçük kuş, evin çatısına konmuş. Kanadı iyileşmiş, artık özgürce uçabiliyormuş. Mert’e baktıktan sonra neşeyle cıvıldamış. Sanki “Teşekkür ederim, bana yardım ettiğin için” der gibiymiş.
Babası, Mert’in omzuna elini koymuş:
“Bugün çok güzel şeyler yaptın” demiş. “Yaralı bir kuşa yardım ettin, bana doğruları söyledin, Elif’in balonunu geri verdin ve arkadaşına iyiliği öğrettin. Sen gerçek anlamda cesur ve dürüst bir çocuksun.”
Annesi de gülümsemiş:
“İnsan, başkalarının görmediği yerde bile iyilik yapabiliyorsa, kalbi çok güzeldir. Senin kalbin de çok güzel, Mert.”
Mert, içinin sıcacık olduğunu hissetmiş. Gökyüzüne bakmış, yıldızların tek tek yanmaya başladığını görmüş. Kendi kendine fısıldamış:

Çocuklara İyilik ve Dürüstlük Masalı Güneşköy’de Cesur Mert - 10

“İyilik yapmak güzel… Dürüst olmak, yalan söylememek güzel… Cesur olmak yani doğruyu seçmek, insanı hafifletiyor. Bundan sonra hep böyle davranacağım.”
O günden sonra, Güneşköy’ün çocukları, Mert’i örnek almaya başlamışlar. Birisi yanlış bir şey yapmaya kalkınca, diğerleri ona:
“Haydi, Mert gibi cesur ol ve doğruyu söyle” dermiş.
Masal Dede de, çınar ağacının altında anlattığı her masalda, iyiliğin, dürüstlüğün ve cesaretin önemini vurgulamayı hiç bırakmamış. Kar tanesi ise her gün Mert’in yanında koşturup duruyormuş bazen ormanda yaralı bir hayvanı buluyorlar, bazen düşen birini kaldırıyorlar, bazen de sadece arkadaşlarını eğlendiriyorlarmış.
Ve böylece Güneşköy’de, yalanların değil, doğruların kötülüğün değil, iyiliğin korkunun değil, cesaretin konuşulduğu, herkesin birbirine yardım ettiği mutlu bir hayat sürüp gitmiş.
Onlar ermiş muradına, biz çıkalım masalın sonuna. Ama unutma: Ne olursa olsun, iyilik yapmak, dürüst olmak ve yalan söylememek, seni her zaman en parlak yıldız gibi gösterir. Cesur kalbinle doğruyu seçtiğin sürece, senin masalın da hep mutlu sonla biter.